Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş (Kendisinin X hesabından)

Mart 2024 yerel seçimleri, Türkiye siyaset sahnesinde yeni bir dönemin habercisi oldu. Yalnızca iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ana muhalefetin ardında ikinci sıraya düştüğü için değil, seçimler özellikle İstanbul’da kadın liderlerin çıkışına sahne olduğu için. Bir yıl sonra bu değişim, kalıcı olacak gibi görünüyor. 

Siyaset sahnesine giriş yapan isimlerden biri de, anahtar bir ilçe olan Üsküdar’ı kazanan Sinem Dedetaş’tı. Bazı seçmenler için Dedetaş’ın zaferi cinsiyet konusunda siyasette yaşanan daha geniş bir değişimi simgeliyordu. Dedetaş’ın artan popülaritesi de bir gün genel seçimlerde yarışabileceği düşüncesini yaygınlaştırıyor. 

Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı’ndan Dr. Ayşe Kaşıkırık’a göre bu kırılma 2019 yerel seçimlerinde başladı. Kadın adaylığı ve seçilen kadın sayısı artınca da diğer kadınlara örnek oldu. 

“Bu değişim sadece İstanbul gibi metropollerle sınırlı kalmadı,” diyor Kaşıkırık.

Ayşe Kaşıkırık (Kişisel arşivi)

“Şanlıurfa gibi geleneksel yapıların hakim olduğu bölgelerde bile ilk kadın muhtarlar seçildi. Bu durum, tabandan gelen bir dönüşümün işaretidir. Kadın liderlerin varlığı, diğer kadınlara ‘ben de yapabilirim’ duygusunu aşılıyor.”

Veriler de Kaşıkırık’ın tezini destekliyor. Mart 2024 yerel seçimlerinde 81 ilin 11’inde, 922 ilçenin de 61’inde kadın belediye başkanları seçildi.

Kadın muhtar sayısı 1.134’ten 1.680’e yükseldi. Bu da oransal olarak yüzde 3,33’e tekabül ediyor. 81 kentin 11’inde kadın belediye başkanları seçildi. Türkiye genelinde 922 ilçenin 61’inde de kadın belediye başkanları seçildi, bu da geçmiş yıllara göre büyük bir artış oluşturdu. 

Siyasi Analist İlkan Dalkuç’a göre, kadınların özellikle yerel siyasette daha az etkin olmasının sebebi siyasetin finansmanı. Dalkuç belediye meclislerinde ancak belirli bir geliri olan insanların görev yapabildiğini, bu sebeple de yerel siyaset zenginlerin eline kaldığını söylüyor. 

İlkan Dalkuç (Daktilo 1984)

“Ayrıca siyasetin finansmanı genel olarak yerel yönetimlerden sağlanıyor,” diyen Dalkuç erkeklerle kadınlar arasındaki informal ilişkinin daha zor kurulduğunu ve bu üstü kapalı ilişkilerin de çoğunlukla erkekler arasında oluştuğunu ekliyor. 

“Belediye Başkanı bütçeye hükmediyor ve o bütçeyle belli insanlarla ilişkiler kurmak zorunda. Bu ilişkiyi kurmak için suç ortaklığı gerekir ve bunun kadın siyasetçi erkek iş adamı arasında kurulma ihtimali Türkiye’de sosyal kültürel ilişki aşamaları içerisinde daha zor,” diyor Dalkuç. 

“Bu yüzden de kadınlar çok tercih edilmiyorlar. Yerel siyaset özellikle bir kadını vekil olarak tercih edilse de, Belediye Başkanı olarak çok az tercih ediliyor.”

Öte yandan 2024 seçimlerinde muhtarlara maaş verilmeye başlaması üzerine kadın muhtar adaylarının artmaya başladığını belirten Dalkuç, “Kadın muhtar adayları Türkiye’nin her yerinde son seçimin büyük fenomeniydi,” diyor.

Üsküdar Belediye Başkanı Dedetaş gemi mühendisiydi ve 2019’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketlerinden Şehir Hatları’na genel müdürü olarak atanmasıyla toplum tarafından tanındı. Mart 2024 Seçimlerinde ise AKP’nin İstanbul’daki kalesi olarak bilinen Üsküdar’da %49,92 oy ile başkan seçildi. 

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş (Kendisinin X hesabından)

Seçiminin ardından Dedetaş’ın popülaritesi artmaya devam etti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu 2024 yılı boyunca cumhurbaşkanlığı adaylığına hazırlanırken Dedetaş’ın da büyükşehire aday olabileceği konuşuluyordu. 

Ardından bu yıl Mart ayında İmamoğlu’nun yolsuzluk suçlamalarıyla tutuklanması ile bunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en büyük rakibini eleme çabası olarak gören eylemciler tarafından protestolar düzenlendi. İmamoğlu’nun siyasi yasağa tabi tutulması durumunda yerini kimin alacağı tartışılmaya başladı. Dedetaş da gündeme gelen isimlerin arasında. 

Birçok kadın siyasetçi gibi Dedetaş da cinsiyetçi saldırılara maruz kalıyor. Gazeteci Fuat Uğur, Üsküdar Belediyesi’nde “twerk kursu” düzenlendiğini öne sürerek, belediyenin maaşları ödeyemediğini ve Dedetaş’ın “twerk yaparak maaş vermesi gerektiğini” ifade eden cinsiyetçi bir dil kullandı. Dedetaş ise bu iddiaları reddetti. 

Üsküdar Belediye Meclisi’nin Nisan ayı toplantısında, Dilek İmamoğlu’na yönelik hakaretler gündeme geldiğinde ise Dedetaş, siyasi ayrımcılığı eleştirerek şöyle konuştu: “AK Partili bir anneye söyleyemezsiniz ama CHP’li bir anneye istediğiniz iftirayı atabilirsiniz… Bunu da vicdanınıza bırakıyorum.”

Kadın siyasetçilerin siyasete atılmasını AKP’nin savunduğu değerlere bir meydan okuma olarak görenler de var. İdeapolitik Enstitü Genel Direktörü Doç. Dr. Can Kakışım’a göre de, iktidar kadınları olabildiğince eve kısıtlamaya ve onun toplumsal hayattakini görünürlüğünü azaltmaya çalışıyor.

İdeapolitik Enstitü Genel Direktörü Doç. Dr. Can Kakışım (Kendi arşivi)

“Böylesi bir dönemeçte kadının daha fazla görünür hale gelmesi, siyasette daha fazla var olması toplumda demokrasinin, çoğulculuğun, eşitlik düşüncesinin güçlenmesi bakımından önemli.”

Can Kakışım’a göre, bu ön plana çıkışın sadece sembolik anlamda değil, liyakat anlamında da önemi büyük. Son dönemde muhalefette öne çıkan kadın siyasetçilerin işinin ehli insanlar olduğunu belirterek Sinem Dedetaş örneğini veriyor.

“Mesela Sinem Dedetaş Üsküdar’da belediye başkan adayı olarak gösterilmeden önce şehir hatlarında çok başarılı bir bürokratlık geçmişine sahipti,” diyor. 

“Ama lliyakat olması yine bir siyasetçi için tek başına yeterli olmuyor. Aynı zamanda halkla da iyi ilişki kurabilmek önemli.”

Üsküdar’da 10 yıldır ikamet eden Burak da, Dedetaş’ın projelerini Instagram’dan takip ettiğini ve özellikle kadınlara ve sokak hayvanlarına yönelik projeleri gördüğünü söylüyor.

“Belediye başkanımızın kadın olması hoş bir durum; ama sırf kadın olduğu için oy vermedim ya da diğer aday erkek olduğu için gitmesini istemedim. Belediye başkanları genelde erkek olduğundan ve başkanlıkta adaletsiz bir yarış olduğundan , başkanın kadın olması benim için sevindirici” diyor.

Dr. Büşra Kılıç da 32 yıllık bir Üsküdarlı ve siyaset bilimci olarak teorilerin gerçeğe dönüştüğünü gördüğünü belirtiyor. 

“60 yaşındaki annem onunla fotoğraf çektirip Instagram’da paylaşıyor, ilkokul arkadaşım ‘sokağımızda yaya geçidi yok’ dediğinde bizzat aranarak geri dönüş alıyor. Sinem Dedetaş, Üsküdar’da yalnızca bir belediye başkanı değil, kadınların toplumdaki ve siyasetteki yerinin somut bir temsilcisi haline geldi,” diyor Kılıç.

Kadın liderlerin artışı, toplumsal cinsiyet eşitliği çabalarına da ivme kazandırıyor, ancak siyasetin genelinde kadın liderlerin gördüğü direnç devam ediyor. Kadın liderler genelde sosyal hizmet ve kültür gibi alanlara kısıtlanıyorlar. Bütçe veya şehir planlaması gibi geleneksel olarak “eril” olan alanlara girmeye çalıştıklarında da erkek iş meslektaşlarının önyargısına maruz kalıyorlar.

“Kadın dayanışması siyasi mekanizmalarda daha organize hale gelmeli. Daha fazla kadını cesaretlendirecek mentorluk programları geliştirilmeli,” diyor Kaşıkırık.

Dalkuç ise ihtimallere karşı bu kadar iyimser değil. 

“”Kadınlar karar alıcı pozisyonlara geldiğinde, erkeklerin yüksek oranda yer aldığı gayriresmi ilişkiler ağına karşı direnç göstermek zorunda,” diyor. 

“Bu ağlar temizlenmeden tam bir dönüşüm mümkün olmayabilir”.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *