Türkiye’de kadınlar geleneksel olarak sanayi bölgelerinden uzak dursa da, yağ lekeleri ve yoğun eril çalışma kültürünün tanımladığı atölyelerde sessiz bir değişim baş gösteriyor. Kadınlar başkent Ankara’dan Ege kıyılarındaki garajlara giriş yapıyorlar, kendi atölyelerini açıyorlar ve ülkedeki nitelikli işgücü tanımını değiştiriyorlar.
Bu kadınlardan bazıları, çocukluğunda makinelere aşık olan Ankaralı motorsiklet tamircisi 22 yaşındaki Mia Uyanık ve boşandıktan sonra lastik değiştirerek hayatını baştan kuran 48 yaşındaki Rukiye Karaman. Kadınların iş gücünün %3’ten azını oluşturduğu bir sektörde varolan bu kadınlar yaptıkları her tamirle sanayinin görünümünü değiştiriyorlar.
Uyanık’ın bu işle ilgili ilk hatırası Ankara’daki atölyesinde babasını izlediği, yağ ve benzin kokusu arasında aletlerin tıngırtılarını dinlediği anlar. Birçok çocuk bu durumda kaçabilir, ancak Mia kendisine de bir tulum verilmesini talep etmiş.
“Hadi bana tulum alalım” dediğinde Mia yalnızca bir kıyafet değil, bir meslek de seçmiş.
Artık 22 yaşına gelen Uyanık, Ankara’daki sanayi bölgelerinden birinde motorsiklet tamirciliği yapıyor. Ancak burası çok az kadının uzun süre kaldığı, daha da azının ise ciddiye alındığı bir ortam. Uyanık tutkusu sayesinde bu ortama girip, ısrarcılığı sayesinde tutunmayı başarmış.

“İnsanlar başta “bu kız bir hevesle geldi” deyip geçiyordu. Ama ben kalıcı oldum. Bu da insanları şaşırttı,” diyor Uyanık.
“Kadınların sanayide var olması hâlâ bir tepki meselesi. Bazıları destekliyor, bazıları sadece ‘kadın gibi’ davranmamasını bekliyor. Çünkü kadınsan, oraya ait olmadığını düşünüyorlar. Kadın gibi davranırsan başa çıkamıyorsun,” diyor Uyanık.
“Ben de öyle yaptım, eril enerjimi ortaya koyarak ilerledim. Kadın olmaktan utanmadan, ama orada hayatta kalabilmek için güçlü kalmak zorundaydım.”
Kapıdan girmek
Uyanık zamanla, beklemediği yerlerden de olsa destek görmeye başlamış. Müşteriler, özellikle de kadın müşteriler, en büyük destekçileri haline gelmiş. Yıllar boyunca kendisine işi öğretecek bir usta aramış Uyanık. Tüm erkek çıraklar işi böyle öğrense de, kimse Uyanık’a işi öğretmeye gönüllü olmamış.
“Herkes kendi bildiğini sakladı, bana hiçbir şey göstermedi. Bilgilerini devlet sırrı gibi gizlediler. Ben de kendi kendime öğrenmek zorunda kaldım,” diyor Uyanık.
Yıllardır sanayide çalışmasına rağmen hala usta olduğunu düşünmüyor Uyanık. Beceri eksikliğinden değil, hakkı olan “ustalığın paylaşılmadığı” için böyle düşündüğünü ekliyor.
Buna rağmen, tüm bildiklerini gelecek nesillere aktarmaya da gönüllü.
“Bugün biri gelip bu işi öğrenmek isterse, hele bir kadın, bütün bildiklerimi aktarırım. Çünkü meslek böyle yaşar. Hele ki kadınlar arasında paylaşılırsa, bambaşka bir güç doğar,” diyor Uyanık.
Uyanık gelecekte kendi atölyesini işletmenin ve kendisinin binbir zorlukla öğrendiği becerileri gelecek nesillere aktarmanın hayalini kuruyor.
“Herkes altın bilezik der ya, işte sanayi tam da öyle bir meslek. Her yerde geçerli, her yerde yeniden başlayabileceğim bir alan, özgürlük yani,” diyor Uyanık.
Hayatta kalmak
Uyanık’ın atölyesinden yaklaşık 600 kilometre uzakta, Ege kıyılarında ise Rukiye Karaman’ın lastik dükkanı bulunuyor. Uyanık’ın aksine, Karaman’ın hiçbir zaman tamirci olma niyeti olmamış. Hayat kendisine başka bir seçenek sunmadığı için bu mesleği yapmaya başlamış.
İzmir’de doğup büyüyen Karaman iki çocuk yetiştirmiş, bütün bu süre içinde de aile hayatı ile eline gelen muhasebe işlerini dengelemeye çalışmış. Ancak evliliği sona erince, hayatındaki düzen de altüst olmuş. Bir an önce hayatını kazanmaya başlaması gerektiğini hissettiği bir dönemde arkadaşı Karaman’a lastik dükkanında iş teklif etmiş. Bu iş Karaman’ın hiçbir planında yokmuş, yalnızca bir hayatta kalma meselesi olmuş.
İlk başta dükkanın muhasebe işlerine bakan Karaman işi izledikçe öğrenmiş, öğrendikçe de aslında işi sevdiğini farketmiş. Karaman muhasebeci olarak başladığı otomotiv lastik sektöründe kalmış, işi öğrenmiş, işi sevmiş ve nihayetinde işyeri açmış.
İzmir’deki lastik ve tamir dükkanını oğullarından biriyle beraber işleten Karaman hem lastik değiştiriyor, hem dükkanı yönetiyor, hem de müşterileri karşılıyor. Karaman’ın dükkanı yönettiğini anlayan çoğu müşteri ise hala şaşırıyor.
“Yalnız yapabilir miyim, yapamaz mıyım diye düşünmedim. Cesaret ettim, çalışıyorum. Hâlâ öğreniyorum. Ama artık sanayiye başımı eğmeden sanayiye giriyorum,” diyor Karaman.
Ancak toplumun sanayi ile ilgili algısı henüz değişmiş değil. Karaman birçok kadın müşterinin aracını babasıyla ya da eşiyle getirdiğini söylüyor. Bunu yapmak zorunda oldukları için değil, sanayiye tek başlarına gelmekle ilgili çekinceleri olduğu için…
“Kadın müşteriler aradığında, sesimi duyunca rahatlıyorlar ama kadınların sanayiye tek başına girmesi bile hâlâ toplumsal bir mesele,” diyor Karaman.
Ancak Karaman yalnızca kadınlara örnek olarak değil, başka kadınları da işe alarak bunu değiştirmek istiyor. Uzun vadeli hedefi, kadınların yalnızca rahatça ziyaret edebildikleri değil, görünürlüklerinin de olduğu bir atölye açmak.
Katılımdaki artış
Uyanık ve Karaman, sanayide çalışan kadınların tek örnekleri değil. Türkiye’nin her yerinde geleneksel olarak erkeklerin üstünlük kurduğu teknik alanları kadınlara açmak için bir çaba var, ulusal kurumlar da bunu yapısal olarak desteklemeye çalışıyor.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 2021 yılında Kadın Girişimciler Kurulu aracılığıyla Sanayide Kadın Eli projesi başlattı. Proje kaynakçılık, makine ve otomotiv tamiri gibi kadınların geleneksel olarak katılımı olmayan sanayi zanaatlerinde kadınların rolünü artırmayı hedefliyor.
“Bu yalnızca istihdamla ilgili değil,” diyor TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk yakın zamandaki bir konuşmasında. “Kadınlar bu alanlara giriyorlar ve rol modeli oluyorlar. Gercek değişim burada başlıyor.”
TOBB’un verilerine göre 32 ilde 10,000’den fazla kadın bu programlara katılmış. Yani değişim yavaş da olsa, gözardı edilecek boyutta değil.
Karaman politika değişikliklerini olumlu karşılıyor, ancak gerçek değişimin bir kadınla, bir müşteriyle, bir iş gücüyle ortaya çıkacağına inanıyor.
Karaman’ın hayali basit: Kadınların çalıştığı ve herkese hizmet veren bir atölyede, cinsiyetin beceriyi tanımlamadığını kanıtlamak.
“Ben başkalarına iş öğretmek istiyorum,” diyor Karaman. “Böylece biri ‘kadın bunu yapamaz’ dediğinde tartışmamıza gerek kalmaz. Yalnızca yapabildiğimizi gösteririz. ‘Kadın lastik değiştiremez’ diyenlere inat, iş öğreten bir kadın olmak istiyorum.”