İnternetten silah satışına yönelik denetim eksikliği, bu tehlikeli silahlara erişimi daha da kolaylaştırıyor (Yapay zeka aracı Gemini ile oluşturuldu)
AUTHOR

“Kızımı öldüren silah internet üzerinden 9 taksitle satın alınmış,” diyor Nihat Palandöken.

İstanbul’un Pendik ilçesinden lise öğrencisi Helin Palandöken 13 Ekim 2017’de Mustafa Yetgin tarafından kaçak bir otomatik pompalı silahla öldürülmüştü. Helin Palandöken 2017 yılında öldürülen 409 kadından, aynı yıl ateşli silahla öldürülen 175 kadından biriydi.

Nihat Palandöken, kızını vuran kaçak silahın temin sürecinin peşine kendisi düşmüş.

Nihat Palandöken
(Kaynak: Ekmek ve Gül)

“İnternetten silah satan yeri ben de aradım” diye anlatıyor Palandöken. Silah almak istediğini söylemiş ve nasıl alabileceğini sormuş.

“Amca, sen adresi ver, iki güne kapına teslim dediler. Herhangi bir evrak gerekli mi, yakalanınca cezası var mı diye sordum. ‘Yok,’ dediler. Yemeksepeti ya da Getir gibi bir sistem.”

Satıcılar hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, bir şüphelinin aylar sonra yakalandığını ve para cezasıyla serbest bırakıldığını söylüyor Palandöken. Helin’in katili ise olay günü yakalanmış.

“O gün başbakan ve milletvekilleri geldi,” diyor Inside Turkey’e konuşan Palandöken. “En azından internet üzerinden satılan silahlar durdurulsun, caydırıcı cezalar olsun, dedik. Evlerde milyonlarca silah var. Kaçak silahlar toplanmalı, dedim. O gün bizim taleplerimiz yerine getirilmedi.”

Palandöken o günden beri bireysel silahlanmanın önlenmesi için kampanya yürütüyor.

Silahlar gündemde

Helin Palandöken’in hikâyesi Türkiye’de silahlara erişimin ne kadar kolay olabildiğine dair daha geniş bir sorunun yalnızca bir örneği.

Sivil toplum kuruluşlarının verileri ve Meclis’e sunulan önergeler, ateşli silahların hem kadın cinayetlerinde hem de genel şiddet olaylarında giderek daha belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Uzmanlara göre sorun yalnızca kaçak silahların yaygınlığı değil, aynı zamanda denetim mekanizmalarının zayıflığı ve silah edinimine ilişkin verilerin kamuoyuyla paylaşılmaması.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), 2010 yılından bu yana Türkiye’de kadın cinayetlerine ilişkin verileri tutuyor. Platformun verilerine göre 2021 yılında kadın cinayetlerinin yüzde 48’i ateşli silahlarla işlendi. 2025 yılına gelindiğinde ise bu oran yüzde 58’e yükseldi.

Fidan Ataselim
(Kendi arşivinden)

KCDP Genel Sekreteri Fidan Ataselim cinayetlerde kullanılan silahların nasıl temin edildiğinin farklılık gösterdiğini belirtiyor.

“Kiminin babadan kalma aile yadigârı, evin köşesinde asılı duran pompalı tüfeği, kiminin avcılık maksatlı edindiği silahı, kiminin mesleği gereği taşıması gereken silahı, çoğunun ise TV dizileriyle özendirilen, ‘havası olsun, kendimi güvende hissedeyim’ diye edindiği silahı, kimininse ‘bir planın önemli bir parçası’ olarak internetten ya da bir tanıdık aracılığıyla edindiği yeni bir silah kullanılıyor,” diye anlatıyor Ataselim.

Türkiye’de bireysel silahlanmaya karşı çalışan Umut Vakfı’nın raporuna göre yalnızca 2025 yılında basına yansıyan 3.422 silahlı şiddet olayı yaşandı. Bu olaylarda 2.225 kişi hayatını kaybetti, 3.167 kişi yaralandı.

Bireysel silahlanma konusunda Ocak 2026’da Yeni Yol Grubu tarafından Meclis’e verilen araştırma önergesinde “bireysel silahlanmanın ulaştığı boyutun, şiddet eğilimleriyle ilişkilerinin, yerel güvenlik politikaları, yasal düzenlemeler ve denetim mekanizmalarının yeterliliği açısından çok boyutlu biçimde incelenmesi” gerektiğine dikkat çekildi. Ruhsatsız silah ediniminin önlenmesine yönelik etkin politikaların hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı. Araştırma önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

Silahların kimler tarafından ve hangi koşullarda edinilebildiği tartışması kısa süre sonra İstanbul’da yaşanan bir saldırıyla yeniden gündeme geldi. Yeni Yol Grubu araştırma önergesini sunduktan sadece beş gün sonra, İstanbul Kartal’daki Anadolu Adliyesi’nde görevli savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, aynı adliyede hâkim olarak görev yapan eski sevgilisi Aslı Kahraman’ı odasında silahla vurarak yaraladı.

Türkiye’deki mevzuata göre hâkim ve savcıların görev süreleri boyunca bir adet yerli ve bir adet ithal silah edinme hakkı bulunuyor. Sıradan vatandaşlardan farklı olarak hâkim ve savcıların bu silahları bulundurmak için “Silah Bulundurma Sağlık Raporu” alması gerekmiyor.

Saldırıdan üç gün sonra bireysel silahlanmaya karşı meclis araştırması açılması talebiyle önerge veren ve kanun değişikliği teklifinde bulunan CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, Türkiye’deki ruhsatsız silah sayısının 30 milyonu aştığını belirterek silaha erişimin kolaylaştığını ve denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığını söylüyor.

“Hâkimimiz, savcımız, polisimiz tabii ki ruhsatlı silah taşıyabilir ama kriterlere iyi bakılmalı” diyen Becan’a göre işlenen cinayetlerin büyük çoğunluğunda ruhsatsız silahlar rol oynuyor. Becan, ruhsatsız silahla yakalanan kişilere verilen cezaların caydırıcılık oluşturması için artırılması gerektiğini savunuyor.

Veri takibi eksikliği

Yeni Yol Grubu’nun araştırma önergesine imza atan milletvekillerinden DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen ise bireysel silahlanma konusundaki en büyük sorunlardan birinin kamuya açık veri eksikliği olduğuna dikkat çekiyor.

“Satış serbest, dolayısıyla alış da serbest ama kaç kişi kaç silah aldı? Bu silahlar nerede? Biz bunu tam olarak bilmiyoruz,” diyor Esen.

Silah edinimi ve kullanımına ilişkin kapsamlı bir veri setine ihtiyaç olduğunu belirten Esen, “Mevzuatta değişikliğe ihtiyaç var” diye devam ediyor. “Çünkü bu kadar serbest silahlanma beraberinde şiddet vakalarının da kullanılmasını getiriyor.”

(Yapay zeka aracı Gemini ile oluşturuldu)

KCDP Veri Komitesi Koordinatörü Pınar Bodur ise devletin resmi verileri paylaşmaması nedeniyle kadın cinayetlerine dair raporları ancak basına yansıyan haberler ve kendilerine yapılan bireysel başvurular üzerinden oluşturabildiklerini söylüyor.

“Devletin resmi verileri paylaşmaması, birçok cinayette silahın türü, ruhsat durumu veya failin silaha nasıl eriştiği gibi bilgilerin ‘tespit edilemeyen’ kategorisinde kalmasına neden oluyor.”

Bodur’a göre bu durum, sorunun gerçek boyutunun toplum ve politika yapıcılar tarafından tam olarak anlaşılmasını zorlaştırıyor.

Ataselim ise resmi veriler yetersiz olsa da ellerindeki bilgilere göre son yıllarda hem kadın cinayetlerinde hem de ateşli silahlarla işlenen cinayetlerde artış görüldüğünü söylüyor.

“Bu verilerden yola çıkarsak” diyor Ataselim. “Bireysel silahlanmanın önüne geçerek kadın cinayetlerini de ciddi oranda azaltabiliriz.”

Kızını ateşli silahla işlenen bir kadın cinayetinde kaybeden Nihat Palandöken bireysel silahlanmaya yönelik mücadelesini hâlâ sürdürüyor ama “Geçim sıkıntısı nedeniyle durakladık” diyor. Kızının ölümünün ardından bir-iki sene çalışamamış, şimdilerdeyse üniversitedeki küçük kızını okutuyor.

“Bizim ocağımıza ateş düştü” diyor Palandöken. “Başka ocaklara da düşmesin istiyoruz.”

AUTHOR
Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *